Süper İnternet Geliyor

Yazar: Erdem Gürsoy - 29 Aralık 2007 - Kategori: Teknoloji

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, 2008 yılı ile birlikte Süper ADSL hızlı internet erişiminin devreye gireceğini, bilinmeyen numaraların kalkacağını, cep telefonlarında Türkçe fonların kullanılacağını ve TR uzantılı internet sistemlerinin kontrol altına alınacağını ifade etti.Kurban bayramı tatilini geçirmek üzere memleketi Erzincan’a gelen Ulaştırma Bakanı Binali Yılıdırım, Refahiye ilçesinde hemşehrileriyle görüştükten sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı. 2007 yılında Ulaştırma Bakanlığı’nın hava, deniz ve karayollarında yaptığı çalışmalar ve bilişim sektöründeki yenilikler hakıknda bilgi veren Bakan Yıldırım, 2008 yılı içerisinde Bakanlığın yapacağı bazı çalışmalarla ilgili açıklamalarda bulundu.

İnternet erişiminde Türk Telekom’un yeni yılda yeni bir döneme gireceğine dikket çeken Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, “Yeni dönemde bugün eriştiğimiz internet hızının 10-15 katı daha hızlı erişim, Süper İnternet dediğimiz, yeni hızlı inter erişimini de devreye sokacağız. Televizyon yayıncılığında sayısal yayına geçiş kararı aldık ve bunun çalışmaları yürüyor. Teknoloji çok hızlı gelişiyor, bu bilişimde, telekominikasyonda o kadar hızlı gelişiyor ki, bir şeyi yaparken dünyada yeni teknolojiler devreye giriyor. Türkiye’de bundan mahrum olmaması için elimizden gelen çalışmayı yapıyoruz” diye konuştu.

İSTENİLMEDİĞİ SÜRECE KİMSE BİLİNMEYEN NUMARADAN ARAYAMAYACAK

Yeni yıldan itibaren gizli numaralarla aramaların kontrol altına alıncağını ifade eden Bakan Yıldırım, “Siz istemediğiniz zaman kimse bilinmeyen numaradan sizi arayamayacaktır. Onlara da bir düzenleme getiriyoruz. 2008 yılında kısa mesajlarda Türkçe karakterlerin kullanılması doğrudan cihazda olmadığından hem pahalı hemde kullanımının zorlukları vardı. Sesli harflerde sıkıntılar yaşanıyordu. Bunlarla birlikte işletme sahipleriyle ortak bir çalışma telekominikasyon kurumu yapıyor, Türk fontların hem normal fiyattan kullanılması hem de cihaz üreticilerinin ekranlarında klavyelerinde doğrudan yer alması için çalışma yapıyoruz. Bu konuda maalesef ihmal olmuş, geç kalınmış. Kolay değil ama biz bunun için üreticileri satılan her cihazda Türk Alfabesi’nin her tuşta gözükmesi konusunda zorluyoruz” açıklamasında bulundu.

120 BİN TR UZANTILI SİTE KONTROL ALTINA ALINACAK

Bilgi toplumuna geçiş için altyapı çalışmalarının hızlandırıldığını, internet ad alan kodlarına (IP) da yeni bir düzen getirileceğini vurgulayan Bakan Yıldırım, şöyle dedi:

“Şimdiye kadar alan adları Orta Doğu Teknik Üniversitesi tarafından veriliyordu. Türkiye’de bugün 500-600 bin alan adı var ve bunun sadece 120 bini ‘TR’ uzantılı. Diğerleri maalesef başka internet sağlayıcılarından direkt alınıyor. Biz burada ‘TR’ uzantılı olanların yeni bir esas ve usule bağlanmasını sağlayacağız. Bu konuda kontrol eksikliği var. ‘TR’ uzantılı olarak örneğin ‘Canım Vatanım Türkiyem.com.tr diye alınıyor bakıyorsunuz ki arkasından pornografik site çıkıyor. Bu tür işleri engellemek için Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı ile İnternet Güvenlik Başkanlığı tarafından takip çalışması başlatıldı. Buradaki suçlar engellenecek ve internet protokolünün güvenliğinin altyapısını daha sağlıklı oluşturmak için Telekomünikasyon Kurum Başkanlığı bir dizi çalışma yaptı.”

Kan Vermenin Faydaları

Yazar: Erdem Gürsoy - 29 Aralık 2007 - Kategori: Sağlık

* Kemik iliğinin yağlanmasını önleyip, kan yapımı canlı tutulur.

* Verilen kanın yerine, anında vücuttan genç hücreler dolaşımına katıldığı
için, bağışçı daha dinç ve canlı olur.

* Kandaki yüksek yağ oranı düşer.

* Kan bağışı kalp krizi ihtimalini %90 azaltır.

* Kan bağışlayan kişide baş ağrısı, stres, yüksek tansiyon, yorgunluk gibi rahatsızlıkların giderilmesinde çok büyük katkısı olur.

* Kan bağışçısı her kan verdiğinde:
AIDS , Hepatit B , Hepatit C , Sifiliz
Kan grubu taramasından ücretsiz olarak yararlanmış olur.

* Trafik kazasında yaralanan bir kimsenin, kan uyuşmazlığı olan bir bebeğin, kan bulunmazsa ölecek bir hastanın sizin verdiğiniz kanla kurtulmasının, size verdiği manevi duygu ölçüsüzdür. Bağışınız çok insancıl ve onurlu bir davranıştır.

Sürekli ve düzenli kan bağışlayanlara:
10 bağışta Bronz Madalya
25 bağışta Gümüş Madalya
35 bağışta Altın Madalya
40 bağışta Plaket verilerek taltif edilir.

* Kan bağışında bulunanlara KAN SİGORTA KARTI tahsis edilir. Bu kart gerçekleşmesini arzu etmediğimiz acil kan ihtiyaçlarında size ve soyadınızı taşıyan tüm yakınlarınıza tüm Kızılay Kan Merkezlerinden azami öncelikli kan alma ve sosyal güvencesi olmayanlar için ücretsiz kan temin edilmede kullanılır.

İhtiyaç Görme Bozukluğu Deyip Geçmeyin

Yazar: Erdem Gürsoy - 29 Aralık 2007 - Kategori: Sağlık

Mersin Üniversitesi (MEÜ) Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Üroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erim Erdem, çocukların önemli bir kısmında normal idrar tutma ve işemeyi öğrenme bozukluğu bulunduğunu belirterek, bu çocuklara, anne ve babanın cezalandırıcı ve baskıcı bir yaklaşım sergilememesi gerektiğini söyledi.

İşeme bozukluğunun birçok farklı tarzda idrar yapma bozukluğunu içeren ortak bir isim olduğunu belirten Doç. Dr. Erim Erdem, idrar kaçırmanın bu bulgulardan birisi olduğunu belirtti. Bozuklukların bir kısmında nedenin doğuştan ya da sonradan oluşmuş sinirsel sistem bozukluğu olduğunu kaydeden Erdem, “Önemli bir kısmı da herhangi bir bozukluk olmaksızın normal idrar tutma ve işemeyi öğrenmenin olgunlaşmasındaki gecikme ve bunun yol açtığı sorunlar bütünüdür; tedavi edilmezse zamanla yapısal hale gelir. Bu da böbrek yetmezliğine kadar gidebilecek kalıcı hasarlar yaratabilir” dedi.

Yenidoğan bebeklerin, çok küçük olan idrar torbaları dolar dolmaz işediğini ancak, idrar torbalarını tam olarak boşaltamadıklarını kaydeden Doç. Dr. Erdem, bebeğin büyümesiyle idrar torbalarının boyutlarının arttığını, aynı zamanda mesane ve idrar tutmayı sağlayan sfinkteri kontrol edebilmeye ve birlikte çalıştırabilmeye başladıklarını söyledi. Erdem, çocukların çiş tutmayı öğrenmelerinin de, beyin-sinir sistemi ile idrar torbası arasındaki iletişimin sağlanması, yani beynin idrar torbasına kumanda
etmeyi öğrenmesi anlamına geldiğini ve tam kontrolün sağlanmasının 5 yaşına dek uzayabildiğine dikkat çekti.

İdrar kontrolünün öğrenimi sırasında verilecek doğru işeme eğitiminin önemine değinen Doç. Dr. Erdem, “Tuvalet alışkanlığı kazanma, çocuğun hayatında önemli bir gelişimsel olaydır ve çocuk 2 yaşına geldiğinde başlanabilir. Tuvalet eğitimine ebeveyn ve çocuğun her ikisi de hazır olmalıdır. Çocuk hasta ise, kabızlık problemi varsa, yaşamında önemli bir değişiklik varsa (yeni bakıcı, yeni kardeş, taşınma, ölüm vb.) tuvalet eğitimi için beklenmelidir. Aynı şekilde ebeveyn de kendisini gergin, sinirli
hissediyorsa, yeterli zaman ayıramayacağını düşünüyorsa tuvalet eğitimine başlamak için uygun zamanı beklemelidir” diye konuştu.

Doç. Dr. Erdem, 5 yaş sonrası idrarını kaçıran çocuklarda sorunun kabul edilmesi ve nedenleri için bir hekime başvurulması gerektiğinin de altını çizdi.
“Anne ve babaların özellikle bilmesi gereken, bunun ne çocuklarının ne de kendilerinin bir hatası sonucunda olmadığıdır” diyen Erdem, cezalandırıcı ve baskıcı bir yaklaşımın işlerin daha da bozulması sonucunu doğuracağını, tedavide bir pediatrik ürolog denetiminde işeme eğitimi ekibi ile ailenin beraber çalışması gerektiğinin altını çizdi.

Üroloji Ana Bilim Dalı bünyesinde İşeme Eğitimi Polikliniği bulunduğunu ifade eden Doç. Dr. Erdem, uluslararası kurslarda eğitim almış 2 hemşirenin de çalıştığı İşeme Eğitimi Ekibi ile tüm işeme bozukluklarının tanı, tedavi ve takibinin yapıldığını söyledi. Tedavinin önemli bir adımını çocuk ve ailenin idrar yollarının yapısı, normal çalışması ve çocukta var olan bozukluğun nedeninin anlatılmasının oluşturduğunu kaydeden Erdem, poliklinikte bu amaçla hazırlanan hasta bilgilendirme formlarının da
kullanıldığını belirtti.

İŞEME BOZUKLUĞU NASIL TEDAVİ EDİLİR?

İşeme bozukluğunun tedavisini değerlendiren Doç. Dr. Erdem, amacın çocuğun işeme bozukluğunu erkenden tanıyarak tedaviye erken başlamak, yakın tanı ve izleme ile üriner sistemde (idrar yolları) oluşturacağı kalıcı hasarları engellemek olduğunu kaydetti.

Erdem, işeme bozukluğunun tipine ve aşamasına göre tedavi uygulandığını belirtti. İşeme eğitiminin, çocuğun normal idrar yapabilmeyi öğrenmesini sağlamak amacıyla verilecek eğitim olduğunu kaydeden Erdem, eğitim ile işeme aralıkları, işeme süresi ve işeme pozisyonunun düzenlendiğini, işeme sırasında sfinkterini doğru gevşetmesi sağlandığını vurguladı. Erdem, “Gerekli olduğu durumlarda ilaç tedavisi, tedaviye eklenir. İdrar yolu iltihapları engellenir ve eğer varsa tedavi edilir. Gelişmiş olan yapısal idrar yolu bozuklukları varsa bunlar için gerekli girişimler yapılır” şeklinde konuştu.

Tuvalet alışkanlığı kazandırılmaya başlamadan önce, anne-babanın bir planının olması gerektiğinin altını çizen Erdem, eğitime ne zaman, nasıl başlanacağı, eğitim için ne gibi malzemelerin gerekli olduğu şeklindeki konuların önceden belirlenmesinin şart olduğunu vurguladı. Erdem, çocuğa tuvalet alışkanlığı kazandırılırken anne-babanın davranışlarının nasıl olması gerektiğini ise şöyle sıraladı:
“Tuvalet alışkanlığı kazandırmak, ilgi ve zaman gerektirdiği için, anne ve babanın sabırlı olmaları çok önemlidir. Her çocuk tuvalet eğitimi sürecinde ara sıra altına kaçırabilir. Bu durumda çocuğa kızılmamalı, çocuk ayıplanmamalı ve cezalandırılmamalıdır. Kaslarını kullanmayı öğrenirken kaçırmalar olağandır ve bu dönem biraz zaman alabilir. Tuvalet eğitiminin her aşamasında çocukla konuşulmalı ve çocuk cesaretlendirilmelidir. Tuvalet eğitiminin her olumlu aşamasında çocuk övülmeli ve beğenildiği gösterilmelidir. Tuvalet eğitiminde, çocuğun tuvalet eğitiminde öğrendiklerini uygulamadığı zamanlar olabilir. Anne-baba, başarısız tuvalet eğitimini otoritelerine doğrudan bir saldırı olarak yorumlamamalıdırlar. Çocuk tuvaletini yaptığında kakasından ve çişinden nefret etmesine neden olabilecek sözler söylenmemelidir. Çocuğun tuvalet eğitimindeki başarısı veya başarısızlığı, hiçbir zaman çocuğun zekasıyla eşdeğer tutulmamalıdır.”

Aspirinin bir yararı daha ortaya çıktı

Yazar: Erdem Gürsoy - 29 Aralık 2007 - Kategori: Sağlık

İngiliz bilim adamları, uzun süreli aspirin kullanımının bağırsak kanserini önleyebildiğini tespit etti.
Oxford üniversitesi bilim adamları, sonuçlarını tıp dergisi The Lancet’de yayımladıkları araştırmalarında, beş yıl süreyle günde 300 miligramlık doz aspirin kullanımının, bu süreyi takip eden 15 yılda bağırsak kanserine yakalanma ihtimalini yüzde 74 oranında azalttığını gördü.
Mide rahatsızlıkları ve hatta mide kanamasına kadar varan yan etkilerinden dolayı uzun süreli aspirin kullanımının ancak bağırsak kanserine yakalanma riski yüksek olan kişilere tavsiye edilebileceğini belirten bilim adamları, araştırmalarını 7500 kişi üzerinde yaptı.
1970’li ve 80’li yıllarda başlayan araştırmaya katılanlara, günlük
300, 500, 1200 miligramlık doz olarak aspirin ve bir gruba placebo
verildi. Araştırmaya katılanlara aspirin beş ve yedi yıl süreyle kullandırıldı. Daha sonra katılımcıların sağlık durumu 20 yıl süreyle izlendi.

Zayıflatan Çamur

Yazar: Erdem Gürsoy - 29 Aralık 2007 - Kategori: Sağlık

Fizyoterapist Vedat Akar, “Şifalı çamur ve termale giren kişilere masaj, yoga, meditasyon ve uzak doğu terapilerini uygulayarak hücrelerinin yenilenmesi sağlıyoruz” dedi.

Akar, İzmir’in Çeşme ilçesindeki Doğal Şifa Merkezi Şifne Çamur Banyoları’nda uyguladığı çamur ve terapi yönteminin, hücrelerin yenilenmesine yol açtığını kaydetti. Çamur ve termalin vücuttaki toksinlerin boşaltılmasına yardımcı olduğunu ifade eden Akar, çamura ve termale giren kişilere masaj, yoga, meditasyon ve Uzak Doğu terapilerinin uygulandığını kaydetti. Doğal yollarla hücrelerin yenilenmesiyle vücuttaki hastalıkların önlendiğini savunan Akar, hastalıkların da tedavisine yardımcı olunduğunu vurguladı.

Akar, çamur banyolarının, romatizması olanlar, kanser, felç, kalp krizi gibi rahatsızlıklar nedeniyle geçirilen operasyonlar sonrasında vücuda eski gücünü kazandırdığını öne sürerek, insanların bu tür şikayetlerle karşılaşmamak için de çamura başvurduğunu söyledi.

NASIL ZAYIFLATIYOR?

Termal ve çamurun akupunktur etkisi yaptığına işaret eden Akar, zayıflamak amacıyla gelenleri önce doğru bir beslenmeye aldıklarını bildirdi. Akar, uygulanan terapilerle vücudun toksinlerden temizlendiğini, toksinlerin hücrelere verdiği zararın önüne geçildiğini ifade ederek şunları kaydetti:

“Uygulamalarımız besinlerin daha iyi kullanılmasına, hormonların daha iyi salgılanmasına yardımcı oluyor. Beyin ve hücreler arasındaki bağlantıyı kuruyor. Rahatlatıcı etkisi zihin ve ruh sağlığı üzerinde olumlu etki yapıyor. Tüm bunlar bir araya gelince beden, zihin ve ruh sağlığı bütünleşiyor.”
Akar, yöntemin yaşlılık belirtilerini de azalttığını ileri sürdü.

“GÜZELLEŞTİRİYOR”

Ressam ve spor merkezi işletmecisi Gülay Tayanç ise buraya yoga için geldiğini, ancak çamuru keşfettiğini belirterek, çamuru bir kez denedikten sonra memnun kaldığını, daha sonra aldığı bilgilerle bunun ciltteki lekeleri giderdiğini, güzelliğin yanı sıra minerallerle cildi beslediğini öğrendiğini kaydetti.

Düzenli olarak geldiğini ifade eden Tayanç, çamurun deride yaşlılıkla oluşan lekeleri başka bir kozmetik ürüne gerek duymadan silikleştirdiğini, ayrıca bedeni rahatlatıcı bir etkisi olduğunu söyledi.

Cilt Sağlığı İçin Ilık Duş

Yazar: Erdem Gürsoy - 29 Aralık 2007 - Kategori: Sağlık

Günde bir kez alınacak ılık duşun vücudun yorgunluğunu alarak cildin daha sağlıklı olmasını sağladığı, cilt kurumasına karşı ise nötr sabun ve jel kullanılması gerektiği bildirildi.

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hamdi Memişoğlu, özellikle sıcak yaz günlerinde, cilt temizliğine çok daha fazla önem gösterilmesi gerektiğini söyledi.

“Aşırı duş almanın cilde zararlı olduğu” yönündeki açıklamaların gerçeği yansıtmadığını belirten Prof. Dr. Memişoğlu, “Günde bir kez alınacak ılık duş, vücudun yorgunluğunu alarak cildi temizler. Ayrıca kan dolaşımını düzenleyerek, daha güzel ve sağlıklı olmasına yol açar” dedi.

Duş sonrasında cildin kurumamasına özen gösterilmesi gerektiğini bildiren Prof. Dr. Memişoğlu, asitli sabunların deriye zarar vereceğini kaydetti.

Duş sırasında, asitlerden arındırılmış, nötr sabunlar ve jeller kullanılmasını öneren Prof. Dr. Memişoğlu, şöyle konuştu:
“Deriye rahat bir nefes aldırmanın en kolay yolu, günde bir kez alınacak duştur. Ancak bunu yaparken, ona zarar verecek etkenlerden uzak durmak gerekir. Sağlıklı bir cilt istiyorsak, nötr sabun ve jel dışında ürünler kullanılmamalı. Bunun yanı sıra duş sonrasında, cildin kurumasını önlemek için deriye mutlaka nemlendirici kremler uygulanmalı.”

LİF VE KESEDEN UZAK DURUN

Deri üzerinde, zararlı maddelerin içeriye nüfuz etmesini engelleyen bir katman (manto) bulunduğunu belirten Prof. Dr. Memişoğlu, bu katmanın tahriş edilmesinin bazı deri hastalıklarına davetiye çıkaracağını bildirdi.

Geleneksel Türk aile yapısında yoğun olarak kullanılan lif ve kesenin deriye büyük zarar verdiğini bildiren Prof. Dr. Memişoğlu, “Banyo ve duş sırasında kullanılan kese, deriyi soyar, yağını alır ve deri kuruluğu oluşturur. Derinin sağlıklı bir şekilde görevini yürütmesi için bunlardan vazgeçilmesi gerek” dedi.

Elektrik Çarpması Halinde Yapılacak İlk Yardım Nedir ?

Yazar: Erdem Gürsoy - 29 Aralık 2007 - Kategori: Sağlık

Kişi hâlâ bir elektrik cereyanı ile temasta ise ona dokunmayın. Aksi taktirde bu sizin de ölüm nedeniniz olabilir. Hasta mümkün olduğu kadar çabuk elektrik kontağından ayrılmalıdır. Bu ya hastaya giden cereyanın kesilmesiyle veya hastayı cereyandan kuru bir sopa ile ayırmak ya da bir iple cereyandan uzağa çekmekle mümkündür. Hastaya cereyan ulaştıran teli kesmek için belki de bir balta kullanılabilinecektir. Baltayı kullanırken ellerinizin ve baltanın sapının kuru olmasına çok dikkat etmelisiniz.
Hasta elektrik cereyanından ayrıldıktan sonra ne gibi bir tedavi metoduna girişilmelidir?
a. Sunî solunum mümkün olduğu kadar çabuk başlatılmalıdır.
b. Hasta rahat ve sıcak tutulmalı ve gerekirse kendisine oksijen verilmelidir.
c. Genellikle temas yerinde bulunacak olan yanık kısım öteki yanıklar gibi tedavi edilmelidir


Powered by Gürsoy Tasarım
Copyright © 2008 Arsin İlçesi Tanıtım ve Paylaşım Portalı. All rights reserved.
eXTReMe Tracker